Dijital Deliller Her Suçu Aydınlatıyor
Dijital çağda attığımız her adım teknolojik bir iz bırakıyor. Adli Bilişim Uzmanı Ömer Faruk Yakut, siber suçlardan boşanma davalarına kadar her olayda dijital verilerin nasıl kesin kanıt sayıldığını açıkladı.
Gündelik hayatımızın vazgeçilmezi olan telefon, tablet ve bilgisayarların kullanımı sırasında ardımızda tonlarca dijital ayak izi bırakıyoruz. Tehlikesiz gibi görünen bu izler, günümüzde emniyet güçleri tarafından suç belirleme unsuru olarak aktif şekilde kullanılıyor. Sadece siber suçlarda değil; cinayet, hırsızlık ve boşanma davaları dahil olmak üzere fiziksel eylemlerin sonucunda oluşan her davanın dijital bir izi bulunuyor.
Hangi Veriler Delil Sayılıyor?
Olayların aydınlatılması için şüphelilere veya maktullere ait pek çok veri, mahkemelerde kanıt niteliği taşıyor. Bu dijital delillerden bazıları şunlar:
Kısa mesajlar, arama kayıtları ve baz istasyonu (HTS) konum verileri.
Sosyal medya platformlarındaki fotoğraflar, videolar ve internet ağlarındaki dijital kayıtlar.
Yatırım dolandırıcılığı vakalarında kripto cüzdanlarına gönderilen paralar ve hesap hareketleri.
İş hayatında yetkisiz bir personelin, girmemesi gereken bir bilgisayar klasörüne yaptığı basit bir çift tıklama eylemi.
Cevapsız Çağrılar Bile Kayıt Altında
Bir kişiyi arayıp konuşma gerçekleşmeden telefonu kapatsanız dahi bu eylem sistemlerde sıfır saniyelik bir çağrı olarak iz bırakıyor. Hiçbir şekilde sesli iletişim kurulmamış olsa bile taraflar arasındaki bu arama teşebbüsü, HTS kayıtları üzerinden tespit edilerek mahkemelerde somut bir kanıt olarak değerlendirilebiliyor.


































