Isparta’da kadın kooperatifleri nereye gidiyor?
Bir dönem kadın emeğini ekonomiye kazandıran kooperatifler bugün sürdürülebilirlik sınavı veriyor. Güneykent’te Fahrettin Gözgün öncülüğünde başlayan üretim modeli, yıllar içerisinde Isparta’nın farklı ilçelerine yayıldı. Ancak bugün bazı kooperatifler üretime ara verirken, bazıları ise eski hareketliliğini kaybetmiş durumda. Peki kadınların emeğiyle kurulan bu yapılar neden ayakta kalmakta zorlanıyor?Isparta, gülü ve lavantası kadar kadınların el emeğiyle ortaya çıkardığı yöresel ürünleriyle de uzun yıllar dikkat çekti.
Özellikle Güneykent’te eski Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün öncülüğünde başlayan kadınların üretime katılması, ürünlerin değerlendirilmesi ve elde edilen gelirin kadınlara kazandırılması fikri, zaman içerisinde farklı ilçelerde de karşılık buldu.
Kadınlar bir araya geldi, kooperatifler kuruldu, üretimler başladı.
Kimi yerde gül ve lavanta ürünleri, kimi yerde yöresel gıdalar, reçeller, turşular, ekmekler, el emeği ürünler ve hediyelik eşyalar üretildi.
Bir dönem Isparta'nın farklı noktalarında kadın kooperatiflerinin ürünleri fuarlarda, festivallerde ve çeşitli satış noktalarında tüketiciyle buluştu.
Ancak bugün gelinen noktada dikkat çeken bir soru var:
Isparta’da kadın kooperatiflerine ne oldu?
Güneykent’te başlayan hikâye
Güneykent’te yıllar önce kadınların üretime katılması amacıyla başlatılan çalışmalar, bölgedeki kadınlar açısından önemli bir ekonomik ve sosyal model oluşturdu.Kadınların yalnızca üretim yapması değil, ürettikleri ürünleri pazarlayarak gelir elde etmesi hedeflendi.
Halı, iğne oyası, hediyelik eşya, yöresel ürünler ve farklı el emeği çalışmalarının yanı sıra gül ve lavantaya dayalı ürünler de bu çalışmaların önemli parçalarından biri oldu.
Kadınların bir araya gelerek üretim yapması, elde edilen ürünlerin Isparta dışındaki pazarlara da ulaştırılması hedeflendi.
Bu anlayış zaman içerisinde farklı ilçelerdeki kadınlara da örnek oldu.
Isparta’nın ilçelerinde kadın emeği büyüdü
Isparta'nın farklı ilçelerinde kurulan kadın kooperatifleriyle birlikte ortaya oldukça geniş bir üretim ağı çıktı.Gelendost'ta elma ve kurutulmuş ürünler, Gönen'de gül, lavanta ve keçe ürünleri, İslamköy'de geleneksel ekmek, reçel, turşu ve yöresel ürünler, Kuyucak'ta lavanta ürünleri, Senirkent'te samsa tatlısı ve pekmez, Sütçüler'de kekik ve yöresel ürünler, Uluborlu'da kiraz ve el emeği ürünler, Yakaören'de ise reçel, turşu ve elma sirkesi gibi ürünler ön plana çıktı.
Ortaya çıkan tablo aslında yalnızca bir kooperatifçilik çalışması değildi.
Bu çalışmalar, Isparta'nın yöresel ürünlerinin kadın emeğiyle ekonomiye kazandırılması anlamına geliyordu.
Kadınlar üretiyor, kooperatif çatısı altında bir araya geliyor ve ürünlerini tüketiciyle buluşturmaya çalışıyordu.
Asıl sorun üretmek değil, sürdürebilmek
Bugün ise tartışmanın merkezinde farklı bir konu bulunuyor.Üreten kadınların ürünleri nasıl sürekli satılacak?
Çünkü bir kooperatif kurmak kadar, o kooperatifin yıllar boyunca ayakta kalmasını sağlamak da önemli.
Üretim için makine ve ekipman sağlanabilir.
Destek alınabilir.
Kurslar düzenlenebilir.
Kadınlara üretim imkânı sunulabilir.
Ancak bütün bunların devam edebilmesi için ürünlerin düzenli olarak satılması gerekiyor.
İşte Isparta'daki bazı kadın kooperatiflerinin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri de burada ortaya çıkıyor.
Üretim var ama sürdürülebilir satış kanalı yeterince güçlü değilse kooperatifin devamlılığı da zorlaşıyor.
Bazı kooperatifler eski günlerinden uzak
Isparta'da bir dönem oldukça hareketli olan bazı kadın kooperatiflerinin bugün aynı üretim temposunu sürdüremediği görülüyor.Bazı kooperatifler üretime ara verirken, bazıları ise faaliyetlerini oldukça sınırlı şekilde sürdürüyor.
Bazılarında ise geçmişteki üretim ve satış hareketliliğinin yerini sessizlik almış durumda.
Bu durum, yıllar önce büyük umutlarla başlayan kadın kooperatifçiliğinin geleceği açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkarıyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var.
Isparta'daki bütün kadın kooperatiflerinin kapandığını söylemek doğru değil.
Kentte hâlâ üretmeye, ürün geliştirmeye ve satış yapmaya devam eden kadın kooperatifleri bulunuyor.
Senirkent'te yöresel ürünler, İslamköy'de geleneksel ekmek ve Gönen'de keçe gibi farklı alanlarda kadınların üretimleri devam ediyor.
Yani hikâye tamamen sona ermiş değil.
Asıl mesele, bazı kooperatifler üretmeye devam ederken bazılarının neden sürdürülebilirliğini kaybettiği.
Destek var ama devamlılık daha önemli
Kadın kooperatiflerine yönelik kamu kurumları tarafından çeşitli dönemlerde destekler verildi.Toplantılar yapıldı, projeler hazırlandı, eğitimler düzenlendi ve kooperatiflerin daha güçlü hale gelmesi için çalışmalar gerçekleştirildi.
Ancak kadın kooperatiflerinin gerçek anlamda ayakta kalabilmesi için yalnızca başlangıç desteğinin yeterli olmadığı görülüyor.
Kooperatifin kendi gelirini oluşturabilmesi gerekiyor.
Üretilen ürünün müşteriye ulaşması gerekiyor.
Ürünün tanıtılması gerekiyor.
Dijital satış kanallarının kullanılması gerekiyor.
Pazar bulunması gerekiyor.
Ve en önemlisi, kadınların ürettikleri ürünlerden düzenli gelir elde edebilmesi gerekiyor.
Isparta’nın kadın emeği yeniden canlandırılabilir mi?
Bugün gelinen noktada Isparta açısından önemli bir soru ortaya çıkıyor:Yıllar önce büyük umutlarla kurulan kadın kooperatifleri yeniden güçlü bir üretim ve satış ağına kavuşabilir mi?
Bunun için yeni kooperatifler kurmaktan önce mevcut kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiği düşünülüyor.
Kadınların ürettiği ürünlerin Isparta'daki turizm noktalarında, yerel işletmelerde, alışveriş merkezlerinde ve internet üzerinden daha fazla tüketiciye ulaştırılması önemli bir adım olabilir.
Isparta'nın gülü, lavantası, yöresel yiyecekleri ve el emeği ürünleri zaten güçlü bir marka değerine sahip.
Bu değerin arkasındaki kadın emeğinin de ekonomik karşılığa dönüşmesi gerekiyor.
Asıl soru şimdi sorulmalı
Güneykent'te yıllar önce başlayan kadınların üretim hikâyesi, Isparta'nın farklı ilçelerine yayıldı.Kadınlar üretti.
Kooperatifler kuruldu.
Ürünler fuarlara ve farklı şehirlere taşındı.
Isparta'nın yöresel değerleri kadın emeğiyle ekonomiye kazandırılmaya çalışıldı.
Fakat bugün bazı kooperatiflerin eski hareketliliğini kaybetmesi, bu modelin yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Çünkü mesele yalnızca bir kooperatifin açık olup olmaması değil.
Mesele, Isparta'da üreten kadınların emeğinin gelecekte de ekonomik değere dönüşüp dönüşmeyeceği.
Bugün sorulması gereken soru belki de tam olarak şu:
Isparta’da kadın kooperatifleri yeniden ayağa kaldırılabilecek mi?
Yoksa yıllar önce büyük umutlarla başlayan bazı kooperatiflerin tabelaları kalırken, kadınların üretim hikâyesi yavaş yavaş sessizliğe mi dönüşecek?Isparta Haber Ajansı olarak kadın kooperatiflerinin bugün hangi noktada olduğunu, hangilerinin üretime devam ettiğini, hangilerinin üretime ara verdiğini ve kadınların karşılaştığı sorunları araştırmaya devam edeceğiz.




SON DAKİKA HABER!






















FLAŞ HABER!!!







