Penguenlerin Ayakları Neden Donmuyor? Bilim İnsanlarını Şaşırtan Sistem
Dünyanın en soğuk bölgelerinde yaşayan penguenler, eksi 40 dereceyi bulan sıcaklıklarda ve buzla kaplı yüzeylerde yaşamlarını sürdürebiliyor. Özellikle Antarktika'nın dondurucu şartlarında günlerce hatta aylarca buz üzerinde kalan penguenlerin ayaklarının neden donmadığı ise uzun yıllardır bilim insanlarının dikkatini çeken konular arasında yer alıyor.
İlk bakışta penguenlerin ayaklarının kısa sürede donması gerektiği düşünülse de doğa, bu canlılara oldukça özel bir sistem kazandırmış durumda.
Sırrın Adı: Karşı Akım Isı Değişimi
Bilim insanlarının "karşı akım ısı değişimi" olarak adlandırdığı sistem, penguenlerin hayatta kalmasını sağlayan en önemli mekanizmalardan biri olarak gösteriliyor.
Penguenlerin ayaklarına sıcak kan taşıyan atardamarlar ile ayaklardan geri dönen soğuk kanı taşıyan toplardamarlar birbirine çok yakın şekilde konumlanıyor. Hatta toplardamarlar, atardamarların etrafını adeta bir ağ gibi sarıyor.
Bu sayede ayaklara doğru giden sıcak kan, geri dönen soğuk kanı ısıtırken; geri dönen soğuk kan da ayaklara ulaşan kanın sıcaklığını bir miktar düşürüyor. Böylece vücuttaki ısı dış ortama kaybedilmeden tekrar geri kazanılıyor.
Uzmanlara göre bu sistem, enerji tasarrufu sağlayarak penguenlerin aşırı soğuk şartlarda yaşamlarını sürdürebilmelerine yardımcı oluyor.
Ayakları Aslında Vücutlarından Daha Soğuk
Araştırmalar, penguenlerin ayak sıcaklığının çoğu zaman vücut sıcaklığından çok daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.
İnsanlarda ortalama vücut sıcaklığı 36-37 derece civarında seyrederken penguenler, ayaklarındaki sıcaklığı çevre koşullarına yakın seviyelerde tutabiliyor. Böylece buzla temas eden bölgelerde gereksiz ısı kaybı önlenmiş oluyor.
Bu özellik sayesinde penguenler, buz üzerinde uzun süre hareketsiz kalsalar bile vücut ısılarını korumayı başarıyor.
Kalın Yağ Tabakası da Koruma Sağlıyor
Penguenlerin soğukla mücadele yöntemi yalnızca damar sistemiyle sınırlı değil.
Deri altında bulunan kalın yağ tabakası ve sık yapılı su geçirmez tüyler de önemli bir yalıtım görevi görüyor. Özellikle imparator penguenleri, dünyanın en sert iklim koşullarında bile bu koruyucu sistemler sayesinde yaşamlarını sürdürebiliyor.
Ayrıca penguenler soğuk havalarda birbirlerine yaklaşarak büyük gruplar oluşturuyor. Bu davranış sayesinde rüzgarın etkisi azalıyor ve vücut sıcaklığı daha iyi korunuyor.
Doğadaki Kusursuz Denge
Bilim insanları, penguenlerdeki bu dolaşım sisteminin biyomühendislik açısından dikkat çekici bir yapı olduğunu belirtiyor. Isının kaybedilmeden yeniden kullanılması prensibi, günümüzde enerji verimliliği üzerine çalışan araştırmacılara da ilham veriyor.
Doğadaki canlıların sahip olduğu özellikler incelendiğinde, her türün yaşadığı ortama uygun sistemlerle donatıldığı görülüyor. Penguenlerin kutup şartlarında yaşayabilmesini sağlayan bu özel yapı da doğadaki hassas dengenin çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İnananlar açısından bakıldığında ise penguenlerin sahip olduğu bu özellikler, Allah'ın canlıları yaşadıkları ortama en uygun şekilde yaratmasının bir tecellisi olarak görülüyor. Kur'an-ı Kerim'de sık sık insanların yeryüzündeki canlıları incelemeye ve yaratılış üzerindeki hikmetleri düşünmeye davet edilmesi, doğadaki bu tür örneklerin daha dikkatli değerlendirilmesine vesile oluyor.
Bugün bilim, penguenlerin ayaklarının neden donmadığını damar yapıları, ısı transferi ve biyolojik sistemlerle açıklıyor. Ancak ortaya çıkan tablo, doğanın ne kadar hassas dengeler üzerine kurulduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Editör: Isparta Haber Ajansı



































