Isparta Topraklarında 800 Yıllık Kadim Gelenek Yeniden Canlandı

Isparta Topraklarında 800 Yıllık Kadim Gelenek Yeniden Canlandı
ISPARTA
G.Tarihi: 05.09.2026 22:08
367478 Okunma
0

Isparta Topraklarında 800 Yıllık Kadim Gelenek Yeniden Canlandı: Miryokefalon Zaferi’nin Asırlık Duası Avşar Camiinde Ede Edildi
 

Isparta’nın Gelendost ilçesine bağlı tarihi Avşar Köyü’nde, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad tarafından 1219 yılında yaptırılan Avşar Camiinde, yüzyıllar boyunca sürdürülen ancak zamanla ara verilen "Cuma ve Bayram Namazı Sonrası Dua" geleneği düzenlenen törenle yeniden başlatıldı.
 
Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu kesin olarak tescilleyen Miryokefalon Zaferi’nin (1176) ardından, şehitlerin ruhunu şad etmek ve zaferi kutlamak amacıyla başlatılan bu tarihi gelenek; Isparta Miryokefalon Zafer Derneği ve Isparta Tarih Kültür Araştırma Derneği’nin öncülüğünde, protokolün ve vatandaşların katılımıyla yeniden hayat buldu.
 

Dualarla Başlayan Yeniden Doğuş

Cuma namazının ardından tarihi camide toplanan cemaate, Isparta İl Müftüsü Muharrem Biçer tarafından dua ettirildi. İl Müftüsü Biçer duasında; vatanın ve milletin her türlü tehlike, şer ve belalardan muhafazası, amin diyen cemaatin geçmişlerinin ve şehitlerin ruhları için dileklerde bulunarak birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
 
Tarihi ana tanıklık edenler arasında; Isparta Vali Yardımcısı Halil İbrahim Ertekin, Gelendost Belediye Başkanı İsmail Kurtpolat, Demokrat Parti İl Başkanı Neslihan Büyükçam, Isparta Tarih Kültür Araştırma Derneği Başkanı Bekir Manav, Isparta Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş yer aldı.
 

"Miryokefalon Olmasaydı Anadolu’da Türk Nesli Olmayabilirdi"

Törende konuşan Isparta Tarih Kültür Araştırma Derneği Başkanı Bekir Manav, Miryokefalon Zaferi’nin Türk ve dünya tarihindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları söyledi:
 
"1176’da bu topraklarda büyük bir destan yazıldı; burası esasen 'İkinci Malazgirt'tir. Şayet Miryokefalon olmasaydı, belki bugün burada Türk diye bir nesil olmayacaktı. Sultan II. Kılıçarslan’ın karşısında yer alan devasa Haçlı ordusunun komutanı Manuel dahi kendi kaynaklarında 'Bizim Türklerle ne alıp veremediğimiz vardı ki bizi bu lanetli geçide soktun?' diye haykırmıştır. Miryokefalon, tarihte azların çoklara galip geldiği nadir destanlardan biridir ve Türk milletinin bu coğrafyadaki varlığının ahirete kadar tescilidir."

Şehir ve Bölge İçin Vizyoner Bir Adım: "Tarihi Tezimiz Tescillenecek"

Isparta Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik ise Selçuklu ve Osmanlı mimari ve sosyal geleneklerine değinerek konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
 
"Selçuklular ve Osmanlılar fethettikleri topraklara ilk olarak cami, hamam ve fırın inşa ederlerdi; çünkü bunlar sosyal hayatın vazgeçilmezidir. I. Alaaddin Keykubad da 1219'da bu camiyi yaptırarak II. Kılıçarslan ve Miryokefalon şehitlerimiz için asırlarca sürecek bu dua geleneğini başlatmıştı. Ne yazık ki son zamanlarda bu gelenek kesintiye uğramıştı. Bugün bu tarihi belge niteliğindeki adımı yeniden atıyoruz.
 
Zaferin Isparta topraklarında kazanıldığına dair elimizde çok güçlü veriler ve belgeler var. 17 Eylül’de Türk Tarih Kurumu (TTK) çalıştayına katılarak raporlarımızı sunacağız. Amacımız, bu zaferin devlet töreniyle kutlanmasını sağlamaktır. Bu tescil gerçekleştiğinde sadece Gelendost ve Avşar değil, tüm Isparta hayal dahi edilemeyecek bir vizyona kavuşacaktır."

"1922 Büyük Taarruz Neyse, 1176 Miryokefalon Odur"

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hakan Karagöz ise zaferin askeri deha yönünü ön plana çıkararak şu değerlendirmeyi yaptı:
 
"II. Kılıçarslan’ın 1176’da kazandığı bu zafer asla bir tesadüf değildir. O, tıpkı 1922’de Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’da sergilediği gibi büyük bir askeri deha ve stratejistti. Coğrafyayı çok iyi biliyordu. Malazgirt’ten sonra Anadolu’yu kesin olarak Türk yurdu yapan bu zaferin geleneğinin yaşatılması, Isparta kent kültürüne ve tarihine paha biçilmez bir anlam katmaktadır."

Devlet Kademesinden Tam Destek

Isparta Vali Yardımcısı Halil İbrahim Ertekin de yaptığı konuşmada, zaferin bu coğrafyada gerçekleştiğine dair somut belgeler ve saha verileri olduğunu vurgulayarak, "Devletimiz, Genelkurmay Başkanlığımız, Cumhurbaşkanlığımız ve Türk Tarih Kurumu nezdinde yürütülen çalışmalarla savaşın konumunun netleştirilip resmi olarak tescilleneceğine inancımız tamdır" dedi.
 
Program, Miryokefalon şehitleri ve vatan için edilen duaların ardından katılımcılara yapılan yemek ikramı ile sona erdi.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
REKLAMLAR